You need to upgrade your Flash Player
This is replaced by the Flash content.
 
 
  « Terapotik Alan Listesi
Kardiyovasküler Sistem
Ateroskleroz
Ateroskleroz, atardamarları (arterleri) etkileyen bir hastalıktır. Yaygın olarak "damar sertleşmesi" olarak adlandırılan arteriosklerozun bir türüdür. Orta boy ve büyük arterlerde görülen "aterom" veya "plak" olarak adlandırılan yapısal bozukluklardan (lezyonlardan) oluşur.

Aterom zaman içinde yırtılabilir ve içinden çıkan parçalar akıntıyla gidip daha dar damarları tıkayabilir (tromboz).

Aterom yırtılmasa da büyümesi sonucunda damarın daralmasına (stenoz) yol açabilir. Her iki durumda da damar tarafından beslenen organa yetersiz kan gitmiş olur.

Kalp krizi, akut inme, kalp yetmezliği ve genel olarak çoğu kalp hastalığının altında yatan neden aterosklerozdur.

1. Yüksek Riskli Grup:
• Bu grupta ki hastalarda koroner kalp hastalığı mevcuttur ya da koroner kalp hastalığına eşit risk faktörleri (diyabet, periferik arter hastalığı..) mevcuttur.

2. Orta-Yüksek Riskli Grup: Bu hastalar 2 ya da daha fazla risk faktörü taşımaktadır.
• Bu hastalarda kan LDL-kolesterol değeri 130 mg/dL’nin altında olmalıdır. Bu hedefi yakalamak için LDL-koletserol > 130 mg/dL’nin üstünde ise yaşam tarzında değişiklik, LDL-kolesterol > 160 mg/dL’nin üstünde ise ilaç tedavisi önerilmektedir.

• Eğer hastada ayrıca şişmanlık (obezite), sedanter yaşam, yüksek trigliserid değeri ya da düşük HDL-kolesterol değeri mevcut ise atrosklerotik nedenli damar hastalığı riski daha yüksektir.


3. Düşük Riskli Grup: bu hastalarda risk faktörü yok ya da 1 adet mevcuttur.
• Kişinin kan LDL-kolesterol değeri <160 mg/dL’nin altında olmalıdır. Bu nedenle kan LDL-kolesterol değeri >160 mg/dL’nin üstünde ise yaşam tarzı değişiklikleri yapılmalı, >190 mg/dL ise ilaç tedavisine başlanmalıdır.

Ateroskleroz damar duvarında lipid parçacıkların birikimi ile oluşan ve damarların lümenini (boşluğunu) tıkayarak normal kan akımını engelleyen patolojik bir süreçtir. Ateresklerozun koroner arterlerde meydana gelmesi ile oluşan hastalığa Koroner Arter Hastalığı denilmektedir.

Ateroskleroz gelişiminde kişisel ve çevresel faktörler rol oynamakta olup kişisel faktörler birinci derece akrabalarda Koroner Arter hastalığı olması, Hipertansiyon, Kolesterol yüksekliği, Şeker Hastalığı olması, yaş ve açıklığa kavuşturulamamış genetik faktörlerdir. Çevresel veya sonradan edinilen risk faktörleri ise sigara kullanımı, yüksek kolesterol içerikli beslenme, stresli ve pasif yaşam şeklidir.

En fazla görülen Angina Pectoris (göğüs ağrısıdır), bunun dışında göğüste daralma, sıkışma, yanmada oluşturabilmektedir.

Hiperlipidemi
Hiperlipidemi, kanda dolaşan yağ (lipit) miktarı artışının bilimsel olarak tanımlanmasıdır. Lipit tanımı içinde kolesterol, fosfolipitler ve trigliseritlerden bahsedilmektedir.

Angina Pektoris
Kalp dokusu, çevresini saran koroner damarlar aracılığıyla kanlanır ve canlılığını sürdürür. Koroner damarlarda kan akışını azaltabilecek herhangi bir sorun: koroner damarlarda oluşan vazospazm (damarın kendiliğinden daralması) veya lipid birikimi (ateroskleroz) kalp dokusunun kanlanmasını azaltır; canlılığını sürdürmesini tehlikeye sokar. Hastada canlı dokunun yetersiz kanlanması, dokuda oksijen yetersizliğine doğurmakta ve “iskemi” gelişmektedir. Bu iskemik klinik tablonun kendini göğüste ve kolda çok şiddetli ağrı olarak göstermesine “anjina pektoris” denir. Tıbbi tedavi uygulanmaz ise kalp krizine (miyokard enfartüsü) kadar ulaşan bir süreç gelişir.

Kalp dokusunun yeterince kanlanmasını yeniden sağlamak için koroner damarları genişletebilecek ürünler (vazodilatörler) ile damar daraltıcı (vazokspastik) etkisi bulunan sempatik sinir sistemini bloke eden ürünler kullanılmaktadır. Girişimsel metodlar da ayrı bir seçenektir.

Hipertansiyon
Kan Basıncı (Tansiyon):
Kan basıncı, dolaşım sistemi atardamarları içindeki kanın basıncıdır ve kanın vücutta dolaşımının sağlanması için gereklidir. Bu basıncın normalden fazla olmasına “hipertansiyon” veya "yüksek tansiyon” denilir.

Tansiyon iki tip terimle ifade edilir.
Büyük tansiyon (sistolik kan basıncı, kasılma basıncı )
Küçük tansiyon (diyastolik kan basıncı, gevşeme basıncı )

Hipertansiyon (Yüksek Kan Basıncı):
Normal kan basıncı değerleri bireyden bireye değişkenlik göstermekle beraber, büyük tansiyonun 140 mmHg, küçük tansiyonun 80 mmHg olması normal değerler olarak kabul edilmektedir. 140/90 mmHg değerinin üzerinde seyreden ve devamlılık oluşturan tansiyon değeri yüksek tansiyon olarak değerlendirilir ve tedavi gerektirir.

Yüksek tansiyonun belirtileri:
Zaman zaman ensede hissedilen zonklayıcı baş ağrısı, çarpıntı, yorgunluk, nefes darlığı, burun kanaması, yol yürüme ve merdiven çıkmada zorlanma, sebebsiz sık idrara çıkma, bulanık görme, kulak çınlaması ve ayaklarda/bacaklarda şişliktir. Bahsedilen belirtileri vermeyen yüksek tansiyon hastaları da vardır. Bu hastalarda tanı, sadece rutin tansiyon ölçümleri ile ortaya çıkarılabilir. Bu nedenle risk altında olan yüksek tansiyonlu yakınları olanlar, şişmanlar, şeker hastaları, hamileler ve 40 yaşından yaşlıların daha sıklıkla ölçüm yapmaları önerilir.
Karekodsuz Ürünler Bildirim Formu
Karekod Hata Bildirim Formu
Yan etki / advers reaksiyon bildirimleriniz için formu doldurup farmakovijilans@biofarma.com.tr adresine gönderiniz
Betasan Bant Sanayi
 
Münir Şahin İlaç San. ve Tic. A.Ş. © 2007 Her Hakkı Saklıdır.
Bu sitedeki bilgiler, hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçmez.
Ana Sayfa | Hakkımızda | Tarihçe | Terapötik Alan | Ürünler | İletişim
Geniş Açı
Münir Şahin Ana SayfaHakkımızdaTarihçeTerapötik AlanÜrünlerİletişim